Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Of!

Alır götürür beni Yaşanmış sevdalar Yaşlanmış insanlar anlatır, Umutlanırım Birgün Dünyanın daha güzel olacağına inanırım Ne sızım diner, Ne derdim biter Bir türküdür sevmeler söylenir İçlenir Duygulu kişiler Bir türkü dinleyince Derinden of çekenlerdenim Bir Çocuğun gülüşünde Yaşama sımsıkı sarınlanlardanım Bırakıp gitsede en sevdiklerim Sevmeye devam edenlerdenim. Biliyormusun, Bana göre bir sigara gibidir seven Yanar Durur içten içten Sona doğru izmarittir  ezilip söndürülecektir  Yoktur elinden gelen Bana göre bir rakı şişesidir seven Yüreğe işler Bazen dökülüp gider  Sonunda kırılır Sen Hiç şişe gördünmü  Sarılıp sarmalanan Özenilen. 21.04.2017 Süleyman Yılmaz özenilen

BİL İSTEDİM!

Gidersin Buralardan elbet  Sonra öcünmü kalır alınacak  Gücün mü kalır tutunacak bilinmez Adını anan mı kalır, Varmı yasını tutacak bir anan Varsa ağlar ardından da göz yaşı dinmez Gidenle gidilmez,  Ölenle ölünmez akıllı ol Sevdadır can alır bilirim amma Öldürmez, Yaşatmazda Zabt ettiğin şehirlere benzemez Bir yüreği zabt etmek Başladımı bitmek bilmez, Zordur ayrılığı sindirmek Ara sıra sesi Çalınır kulaklarına Gözlerin dalar gider doruklarına Şimdi Uçurumun Kenarındaki senmisin Karmı yağmış kanatlarına Hadi uç uçabilirsen Devranı durdur, Tut gideni tutabilirsen Herkesi Sustur Ama zordur! Bil istedim. 19 04 2017 Süleyman yılmaz

ŞİMDİ SEN GELSEN

ŞİMDİ SEN GELSEN Geceler uzar gider Yol Kahrıdır çekilir yolda biter oy sevdiğim bu kara sevda Yürek yangın yeri nasıl söner Derdini Avuçlasam  Gömsem yüreğime derdim olsa Saçlarını Tutsam  Çeksem içime Kokusunu dermanım olsa Şurada dursun, Lanet Olsun Olmaz olsun eğer sevda buysa Çıksam Dağlarada Yem olsam Kurda kuşa Acımdan ölsem bile Eyvallahım olmasın Haramzadeye puşta Şimdi sen gelsen sevidiğim Ben halaya dursam Sensiz doğan güneşi neyleyim Gık ım çıkmaz karanlıkta kalsam Muazzam öğrendim acılar çekmeyi öğrendim için kan ağlarken gülmeyi öğrendim yüreğin kal derken ayaklarınla gitmeyi Öğrendim Bir yumru iken sevdan boğazımda, Git demeyi Boynumdaki Beyaz atkıyı çıkardım attım Tespihimin ipi koptu Dağıldı bende dağıldım Dönüp arkamı bakmadım Yandı yürek bir kere Bu Ateşe ben bile bile atladım Şimdi viraneye benzer deli gönlüm Şuramda yokluğunun acısı Hayat geldi geçiyor,  Yaşandı Acısı tatlısı Sevd...

MERHABA

Her sabah hasretinle uyanıyorum Kara Bulutlar çöküyor üzerime  merhaba diyorum her sabah güne kucak dolusu sevgilerle Merhaba Pencereyi açıyorum, Güneş vuruyor yüzüme  Çocukluğum geliyor hayallerime O saf tertemiz Dünyam sanada, Merhaba, Çocukken misket oynardık okulun Bahçesinde Bize bakardı da güller açardı güneşin bile çehresinde Ne sevda yanığı, Ne terk edilmişlik Ne itilmişlik, ne kakılmışlık umurumuzdaydı Avunuyorduk Hayallerimizle, Mesela sen yoktun o zaman,  dert tasa yoktu içimde. Bir gün Çıka geldin geçiver din önümden ben vuruldum çifte misali gözlerinden soğuk sular boşalmıştı sanki üzerimden Bir dokunuştu bu kalbime en derinlerden Sustum konuşamamıştım Yandım ama bağıramamıştım Düğümlenmişti elim ayağım da adım bile atamamıştım Coşkun Çocuk derlerdi Suskun çocuk demeye başladılar Karşımda titreyenler cesaret buldular Her fırsatta taşladılar, Sevda neydi? Mahşeri bir karanlıkmı? Suskun...

GİDİŞİNLE!

Sana Bir söz vermiştim hatırlarmısın ölünce unuturum demiştim Şaka değildi biliyormusun Hatta az söylemişim öldüm yine unutamıyorum Attığım adımlar boş şimdi Peş pe şe yaktığım Sigaraların tadı yok Hayat Buz kesti  İçimde sıcaklığın yok Yaşarken ölürmü insan derdim Bu lafı duyduğum yerde dalga geçerdim Biri giderse diğeri gelir derdim Gidenin yeri dolmuyormuş Yaşadım ve öğrendim Şimdi yaşlı gözlerim Yas dolu sözlerim var Ağrıyan Titrek dizlerim Kaderime sitemim var. 02.04.2017 SÜLEYMAN YILMAZ

ÇOCUKTUK!

Çocuktuk Adeta yoktuk Saçma sapan şeylere ağladığımız olurdu Gerekli gereksiz dolardı gözlerimiz anlamsız cümlelerde kurabilirdik Gereksiz kavgalarımız olurdu Kanımız coşkundu Mahallemiz Gecekonduluktu Ama yolumuz doğruluktu. Abilerimizden alırdık delikanlılık derslerini Racon kesmeyi Filmlerden öğrendik Ama en çok inek şabanı severdik Maç yapardık yorulurduk ekmek arasına turşu koydururduk apar topar atıştırır yine sahaya koştururduk kimisi zübbe derdi, kimisi serseri Ama biz biliyorduk, Çocuktuk. Aşık Olduk savrulduk Şiirlerle türkülerle avunduk Arkadaşlarımız vardı bir birimize tutunduk sonra bizde büyüdük Hayat tarafından yutulduk her birimiz bir yere savrulduk Evlenenlerimiz oldu Ayrılanlarımızda Kazık kadar adam olduk Baba olduk, Asker olduk, Polis Olduk, Şehit Olduk Ne olmadık ki eylemci olduk, Grevci Gözlemci olduk, Ama gerçekte sadece Maşa olduk Ayak olduk. 02.04.2017  02:01 SÜLEYMAN YILMAZ

Geriye Kalan

Ölüm bir kor gibi yakar bazen yüreğimizi peşine düştüğümüz sevdalarımız olur Yaşanmamışlıklarımızda vardır bazen Yaşanmışsa zaten adı pişmanlık olur Derdine düştüğümüz dostlarımız vardır İçine düştüğümüz davalarımız Kusamadığımız Kinimiz vardır Çaresiz kalınca sığındığımız Allahımız birde Yürek yangın yeri olur Tutuşurda bir sevdanın peşine Bırakıp giden sevdalarımız olur  ne kalırki sonra geriye, Dedikya pişmanlıklarımız Yaşanmamışlarımız Dostlarla Güzel anılarımız birde. Süleyman Yılmaz 01.04.2017